TUNCELİ ÇEMİŞGEZEK SAVUK KÖYÜ WEB SİTESİ
Giriş Sayfası
ANASAYFA
DUYURU SAYFASI
ONLiNE SOHBET
ZiYARETCi DEFTERi
SiZDEN GELENLER
RESiMLER
TARiHi
CEMiSGEZEK
YAZILAR
ViDEOLAR
HAKKIMIZDA
BiZE ULASIN
REKLAMLAR

YAZILAR

SEVDANIN ADI ÇEMİŞGEZEK 

        Doğu Anadolu Bölgesi’nde, Tunceli İli’ne bağlı şirin, güzel bir ilçe  Çemişgezek. Doğusunda Hozat ve Pertek, güney ve güneybatısında Elazığ ve Keban Baraj Gölü, batısında ve kuzeyinde de Erzincan bulunan Çemişgezek, Fırat Havzası içerisinde yer alır.İlçenin kuzeyinde bulunan topraklar dağlık ve engebeli bir arazi yapısına sahip olup,  Munzur Dağlarının (3.071 m.) uzantıları ile kaplıdır. Munzur Dağlarının en yüksek doruğu Yılan (Kırklar) Dağı’dır (2.950 m.).Yılın büyük bir bölümünde karlı olan bu dağ silsilesinin 2.700 m.nin üzerinde kalan kesimleri yaz aylarında da karla kaplıdır.  İlçenin güney kısımları ise verimli ve geniş topraklara sahiptir.

        İlçede Karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Ancak Çemişgezek’in kuzeyindeki dağlar ve Keban Baraj Gölü’nden ötürü iklimi daha ılıktır.

    Tunceli’ye 123 km. Elazığ’a  60 km. uzaklıkta bulunur.İlçenin yüzölçümü 877 km2 ‘dir, İlçenin toplam nüfusu 2000 Yılı Genel Nüfus Sayım sonuçlarına göre  9.773’tür. Deniz seviyesinden 856 m. yüksekliktedir.

        İlçenin MÖ.3000 yıllarına Paleolitik Çağa  inen eski bir tarihi vardır. Pulur Höyüğü kazısı 1968’de yapılmış ve Tunç Çağına (MÖ.3500-3000), Geç Neolitik Çağa (MÖ.6000-5000) kadar inen on üç yapı katı tespit edilmiştir.  

       MÖ.2000 yıllarında Huriler, daha sonra  Hititler, ardından  da Asurlular ve Urartular buraları yurt tutmuştur. Daha sonra, MÖ.VII.yüzyılda Medler, Persler yöreye egemen olmuştur. MÖ.334’te Büyük İskender İsos Savaşında Persleri yenmiş ve yöreye hakim olmuştur. Makedonyalıların bu bölgedeki hakimiyeti sırasında Akilisen ve Kapadokya halkı İskender’e karşı direnmiş ise de isyan MÖ.322’de bastırılmıştır. Bundan sonra Kapadokya Krallığının hakimiyeti altına giren yöre, Seleukos krallığı Kapadokya Krallığı arasında birkaç kez el değiştirmiştir.

      MÖ.I.yüzyılda Ermeni. Roma’nın ikiye ayrılmasından sonra Bizanslıların eline geçmiştir. Bizans döneminde uzun süre Sasaniler tarafından yönetilen Tunceli ve yöresi 639’da Arapların egemenliği altına girmiştir. XI.yüzyılda yöre Bizans’ın   Sınırları içerisinde kalmıştır.

       Malazgirt Savaşı’ndan (1071krallarından II.Dikran buraya egemen olmuşsa da bunu Roma dönemi izlemiştir. Roma ordusu Sulla’nın komutasında Pontus devletinin son kralı Mitridates’i yendikten sonra Tunceli yöresine egemen olmuşlardır. Yöredeki isyanlar üzerine MÖ.69-66 yıllarında Romalılar Lukullus komutasındaki ordusunu isyancılardan Tigran’ın üzerine göndermiş ve bölgeyi Roma’nın Kapadokya Eyaletine bağlamıştır) sonra Türkmenler buraya yerleşmiş, Selçuklu egemenliğinden sonra Mengücekler, Artuklular ve Anadolu Selçukluları arasında yöre sık sık el değiştirmiştir. XIII.yüzyılda Moğolların yönetimine giren yöre XIV.yüzyılın ortalarında Eretna Beyliğinin egemenliğine girmiştir. Otlukbeli Savaşı’ndan (1473) sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından Osmanlı topraklarına katılmıştır.

        XX.yüzyılın başlarında yörede çeşitli isyanlar olmuş ve bastırılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra ilçe konumunu sürdürmüş ve 1936’da Tunceli’nin il olması ile buraya ilçe olarak bağlanmıştır


     İlçede Karasal iklim hüküm sürmekte olup, yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı geçer. Ancak Çemişgezek’in kuzeyindeki dağlar ve Keban Baraj Gölü’nden ötürü iklimi daha ılıktır.

           İlçenin ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır. Yetiştirilen tarımsal ürünlerin başında; arpa, buğday,  gibi tahıl ürünleri, ceviz ve fıstıktır. Çeşitli sebze ve meyve de yetiştirilmekte olup dut, elma üretimi önde gelmektedir. Hayvancılıkta büyük ve küçükbaş hayvan besiciliği yapılmakta olup, sığır, koyun ve  keçi yetiştirilir. Arıcılık ve Keban Baraj Gölünde de tatlı su balıkçılığı yapılmaktadır.  

İlçede günümüze gelebilen tarihi eserler arasında; 

Derviş Hücreleri (İn Delikleri) 
Sivdin Köprüsü
Çemişgezek (Tağar) Köprüsü
Yelmaniye Camisi (Medrese Cami)
Ulukale Camisi
Süleymaniye (Kale) Camisi
Uzun Hasan Türbesi
Hamam-ı Atik (Eski Hamam) 
Yeni Hamam
Ferruh Şad Bey Türbesi 
Hamidiye Medresesi
Kilise Kalıntısı
Mezar Taşları
Meydan Çeşmesi bulunmaktadır.

 Halk Deyişleri

·          Sabırla koruk helva olur.
·          Hayır iste komşuna, hayır gele başına .
·          Cahil dosttan, akıllı düşman iyidir.
·          Bilgili olan güçlü olur.
·          Al malın iyisini, çekme kaygısını.
·          Dost beni bilsin de bir çürük elma olsun.
·          Dövme komşunun kapısını parmak ile, döverler kapını tokmak ile.
·          Ne kadar ulu dağ olsa, bir kenarı yol olur.
·          Kişinin sorma aslını, ne mal olduğu suratından bellidir.
·          El elden üstündür arşa varana kadar.
·          Ver arpa, sür arpa meğer Allah’tan ki ayağı sürçe.
·          Atı at olana kadar sahibi mert olur.
·          Atta, avratta, yurtta yöm vardır.
·          İnsanın eşeği olmasa, eşeğe paha biçilmez.
·          Eşeğe sormuşlar, günde ne kadar yol alırsın, çuvaldızı bilir demiş.
·          Eşekler çalışır, atlar arpayı yer.
·          Eşekle gitme yola başan getirir bela.
·          Ürmeyen itin pahası olmaz.
·          İt itin etini yer kemiğini bırakır.
·          Köyden köye it ürümez.
·          İtle çuvala girilmez.
·          Haramdan şifa umulmaz.
·          Haram gelir, helalı da götürür.
·          Haramın binası olmaz.
·          Alma alı, satma kırı, illa doru, illa doru, yağızın da binde biri.
·          Doğru duvar yıkılmaz. Eğri belasını bulur.
·          Yüğrük at, kendisinie zahma değdirmez.
·          İnsanın hayırlısı insana yardım edendir.
·          Düşman düşmana gazel okumaz.
·          Korkulu rüya görmektense, uyanık yatmak hayırlıdır.
·          Kum gider, kayırı kalır.
·          Alim ile eyle ülfet ki bulasın afiyet, cahil ile etme ülfet, hor olursun
akibet.
·          Satırlar üzerinde gezinen böcek, ne bulur kitaptan idrak edecek.
·          Ne sen kimseden incin, ne kimse senden incinsin.
·          İnersin gönül inersin, attan iner eşeğe binersin.
·          Zulm ile abad, ahiri berbat.
·          Zalimin zulmü ikbalini bir keser, rızka mani olanın rızkını Allah keser.
·          Etme kulum bulursun, meğer etmemiş olasın.
·          Koç olacak kuzu kom önünde belli olur.
·          İte vurulur ama sahibinden utanılır.
·          Oğlan yer oyuna gider, çoban yer koyuna gider.
·          Adam eyisi iş başında belli olur.
·          Arife günü yalan söyleyenin bayram günü yüzü kara olur.
·          Ark ardında koskar, arsız neyinden korkar.
·          At ile avrat emanete verilmez.
·          Attan eşek olmaz, it kılından döşek olmaz.
·          Buğday başak verince oraklar pahalı olur.
·          Çürük tahtaya çivi çakılmaz.
·          Dost için ölmeli, düşman için dirilmeli.
·          Düğün yemeği ile köpek tavlanmaz.
·          Gelinin ayağı, çobanın duvağıdır.
·          Kalın incelene kadar incenin canı çıkar.
·          Karpuz kesmekle yüreğin soğumaz.
·          Kör kendini görmez, gölgesini görür.
·          Kör tanrıya nasıl bakarsa, tanrı da köre öyle bakar.
·          Öküzün büyük olsun da çifte gitmesin.
·          Varını veren utanmaz.
·          Yağ yiyen kedi gözünden bellidir.
·          Yavru kuşun ağzı büyük olur.
·          Dağ başına kış gelir, er başına iş gelir.
·          Huyunu bilmediğin atın arkasına geçme.

Giriş Sayfanız Yapın  (TIKLAYIN)

 ANKET'E KATILIN

  

ANASAYFA DUYURU SAYFASI ONLiNE SOHBET ZiYARETCi DEFTERi SiZDEN GELENLER RESiMLER TARiHi CEMiSGEZEK YAZILAR ViDEOLAR HAKKIMIZDA BiZE ULASIN REKLAMLAR

design mag